|
Aşağıdaki mısralarda ve cümlelerde gördüğünüz edebî sanatları yazınız. a) Şiir bir cennet bahçesi Girmeyene anlatılmaz b) Bugünlerde Tarık Buğra’yı okuyorum. c) Havada bir dost eli okşuyor derimizi ç) İçime damla damla bir korku birikiyor Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler. Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor, Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler. d) Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi e) İçmiş gibi geceyi bir yudumda Göğün mağrur bakışlı bulutları f) Şakaklarıma kar mı yağdı ne var! Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz; Yıllar yılı dost bildiğim aynalar g) İnce hesaplarla biz bizi yerkenYa sabah geç geldin ya akşam erken h) Sevgi dağ zirvesi, kin dipsiz kuyuKarıştan kısadır hayatın boyu ı) Bulutta şaha kalkmış, Fatih’ten kalma kır at Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şehadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakışta o mana, öleceğiz ne çare?.. i) Gam çekme deli gönül Bulunmaz mı yâr sana Çünkü Ferhâd’ım dersin Şu dağları yarsana j) Yapraktan saçını yerlere yaymış Sonbahar ağlıyor ayaklarımda k) Hangi hoyrat rüzgâr söküp götürür (hoyrat: Kaba) Çatıdaki yorgun kiremitleri l) Bu hayalle uyur Bursa her gece Her sabah onunla uyanır onunla güler m) Aslanlar cephede kahramanca çarpışıyor. n) Çocuklar bahçede cıvıldaşıp oynuyor. o) Bütün okul Kadıköy’deki törene gitmiş. ö) Arkadaşımın aklı bir karış havadaydı. p) Benim her derdime ortak sen oldun Ağlarsam ağladın, gülersem güldün Sazım bu sesleri turnadan m’aldın? Pençe vurup sarı teli sızlatma. r) Eğilmiş arza kanar, muttasıl kanar güller Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller s) Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz ş) Niçin kondun a bülbül Kapımdaki asmaya Ben yârimden ayrılmam Götürseler asmaya t) Aheste çek kürekleri mehtab uyanmasın Bir alem-i hayale dalan ab uyanmasın. u) Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi ü) Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler, Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler. v) Andırıyor hisarlar birer tütsü kabını Leylekler ezberliyor Zerdüşt’ün kitabını, Benziyor bir mermere alnını koyan dere Bir ateş mabedinde bir ateşten ejdere. y) Güneşten gizlenen inci yıldızlar Şimdi bir sır gibi çıkar meydana. z) Boğaz bir gümüş mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca’da yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katında misafir;
|